İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA), şehrin uzun vadeli gelişim stratejilerini ele almak amacıyla düzenlediği “Nasıl Bir İzmir?” panel serisinin yedincisini gerçekleştirdi. İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, “Sağlıklı Bir İzmir” başlığıyla çevre sağlığı, hava kirliliği, kentleşme ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Panel, İzmir’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda sağlıklı bir yaşam alanı oluşturma konusunda farkındalık yaratmayı amaçladı.
Tek Sağlık Yaklaşımı ve Çevresel Tehditler
Panelin ilk konuşmacısı olan Veteriner Hekim Adnan Serpen, “Tek Sağlık” yaklaşımının insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki bütüncül ilişkiyi vurguladığını belirtti. Tarım alanlarının korunması, su kaynaklarının etkin kullanımı ve düzensiz yapılaşmanın önlenmesinin kritik önem taşıdığını ifade eden Serpen, ekosistem sağlığının korunmasının hem yerel hem de küresel krizleri önlemede kilit rol oynadığını söyledi.
Serpen, şehirleşme politikalarında sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, yeşil alanların artırılması ve doğayla iç içe kent planlamasının önemine dikkat çekti. Panelde, İzmir’in bu konuda nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği tartışıldı.
Hava Kirliliği, Gürültü ve İklim Değişikliğinin Etkileri
Uzman Doktor Mine Durusu Tanrıöver, hava ve gürültü kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ele aldı. Hava kirliliğinin küresel ölçekte her yıl 7 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtığını belirten Tanrıöver, İzmir’de hava kalitesinin sürekli izlenmesi, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve yeşil alanların genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Tanrıöver, gürültü kirliliğinin de modern kent yaşamında önemli bir sağlık riski oluşturduğunu ifade ederek, yüksek ses maruziyetinin stres, uyku bozuklukları ve dikkat eksikliği gibi sorunlara neden olduğunu söyledi. Şehirde gürültü haritalarının çıkarılması ve sessiz alanların oluşturulması gerektiğini belirten uzman, kentsel dönüşüm süreçlerinde bu faktörlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Panelde ayrıca, küresel ısınma ve kentsel ısı adası etkisiyle artan sıcaklıkların şehir yaşamını nasıl etkilediği ele alındı. Tanrıöver, kent bostanları gibi projelerle ekolojik dengeyi korumanın ve toprağa bağı güçlendirmenin mümkün olabileceğini dile getirdi.